Kabarday-Balkar Muhtar Cumhuriyeti

Kabarday-Balkar Muhtar Cumhuriyeti

Rusya’ya bağlıdır.

Yüzölçümü: 12.500 km2

Nüfusu: 900.000

Başkenti: Nalçik

Tarih

Kuban Irmağı kuzeyindeki düzlüklerde, Azak Denizi doğusunda ve Kırım’da yaşamış olan Kabardaylar, Moğol – Tatar baskıları karşısında,13-15.yüzyıllarda şimdiki yerlerine çekilerek Kabardiya’yı oluşturmuşlardır.”Pşı” adı verilen derebeylerince yönetilen Kabardaylar, Tatarlar’dan korunmak için 1557’de Rus korumasını benimsediler. 1739 Belgrad Antlaşması sonucu, Kabardiya, Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu arasında “tarafsız bölge” statüsü kazandı. 1768-74 Savaşında Osmanlıları yenen Ruslar, 1774’te Kabardiya’yı ilhak ettiler. 25 yıl sonra, 1799’da ve özellikle 1804 yılından başlamak üzere, kolonizasyona başlanması, yani bazı derebeylerinin topraklarına el konulması, buralarda Rus askeri kale ve karakollarnın kurulmaya ve Kazak nüfusun getirilmeye başlanması üzerine Rus – Kabarday ilişkileri gerginleşti. 1822 – 25 yıllarına değin süren başkaldırılar, sonunda, sert bir biçimde bastırıldı. Artan baskılar nedeniyle nüfusun önemli bir kesimi batıdaki Çerkesya’ya göç etti. Bunlara ‘Kuban Kabardayları’ denmektedir (Bunların kalıntıları Adıgey’de halen 4 köy oluşturmaktadır: Vılap, Koşhabl, Leşepsın ve Fedz). Bazı Kabarday grupları da doğudaki Çeçenya ve Dağıstan’a göç ettiler.

Kabardaylarla aynı sıralarda, Kabardayların güneyine yerleşmiş olmaları gereken Balkarlar da uzun bir süre, 1827 yılına değin Ruslara boyun eğmemiş ve toprakları ilhak edilememişti.

Rus yönetimi, 1860’larda hem Müslüman nüfusu azaltmak ve hem de batıdaki 1864 Adige deportasyonunu (dış sürgünü)örtmek için, Osmanlılarla bir anlaşma içinde Kabarday göçünü teşvik etti. Göçler 1900’lü yıllara değin ara ara devam etti. Kabardaylar, Diaspora’da Kayseri, Tokat, Sivas, Adana, Mersin, Kahramanmaraş, vb illerde, Suriye ve Ürdün’de yoğunlaşmış bulunmaktadırlar.

Ocak 1921’de kuruluşu onanan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’ne (RSFSC) bağlı ‘Dağlı Özerk SS Cumhuriyeti’ içinde Kabarday ve Balkar ulusal okrugları da yer aldılar. Bu iki okrug (ilçe),daha sonra ayrılıp birleşerek 16 Ocak 1922’de RSFSC’ye bağlı Kabarday-Balkar Özerk Oblastını (il) oluşturdu. Statü, 5 Aralık 1936’da özerk cumhuriyete yükseltildi. 1943’te Cumhuriyetin Balkar bölümü kaldırıldı, büyük bölümü Gürcistan SSC’ne bağlanarak, buraya bir Gürcü topluluğu olan ‘Svanlar’ yerleştirildi. Balkarlar ise, Almanlarla işbirliği yapmak suçlamasıyla topluca Kırgızistan SSC topraklarına sürüldüler.

1957’de Balkarların saygınlığı geri verildi ve iki etnik unvanlı Kabarday-Balkar Özerk SSC yeniden kuruldu, Svanlar ise, Gürcistan’a geri gönderildi, Balkarların çoğu da kısa bir süre içinde sürgünden döndü.

Aralık 1991’de SSCB’nin dağılması üzerine Kabarday-Balkar, bir üye cumhuriyet olarak RF içinde kaldı. Seçilmiş Devlet Başkanı Valeri Koko’nun vefatı sonrası, V.Putin tarafından atanan Arsen Kanoko, Kabarday-Balkar Parlamentosu’nun da onayı ile yeni Devlet Başkanı oldu.

Dil

Kabarday-Balkar’da konuşulan dil Kabardayca (Baksan lehçesi), Rusça ve Balkarca’dır. Balkarca ve Karaçayca aynı edebiyat dilini kullanır. Cumhuriyette Kabarday, Balkar ve Rus dilleri birlikte resmi dil statülerindedir.

Sosyal ve Kültürel Hayat

Kabardaylar ve Balkarlar sünni Müslüman’dırlar. Kabardayların ana dili Kafkas dillerinin Abhaz – Adige grubuna girer. Balkarlar Ural – Altay dil ailesinin, Türk kolu olan Kıpçak grubunun bir boyu olan Karaçaylılara çok yakın bir dili konuşurlar. İki halk da hemen hemen istisnasız ve ilk dil olarak kendi anadillerini kullanırlar. Çoğu resmi dil olan Rusça’yı çok iyi konuşur. Kabarday dilinde iki dergi, iki gazete, Balkar dilinde bir gazete basılmaktadır. Kabardaylar 13-15.yüzyıllarda muhtemelen Karaçay ve Balkarlarla aynı sıralarda Kuban Irmağı’nın kuzeyinde, Taman Yarımadası, Azak Denizi doğusu ve kuzeyi ile Kırım’da yaşarlarken, Tatar (en son Kırım Hanlığı) baskıları nedeniyle şimdiki yerlerine çekilmişlerdir. Kabardaylar tarım ve hayvancılıkla, Balkarlar ise hayvancılıkla geçinirlerdi. Kabardaylar 1774’te, Balkarlar ise 1827’de Rus yönetimi altına girdiler. Ancak, Ruslar feodal yapıya dokunmadılar. Derebeylerinin (Kabarday “pşı”,Balkar “tavbıy”) geniş arazileri, köyleri, büyük hayvan sürüleri, kalabalık köleleri (Kabarday “pşıtl”,Balkar “kul”) vardı. Derebeylik düzeni ve kölelik, gecikerek 1868-69’da kaldırldı, ama kölelere toprak verilmedi. Bu da yoksul köylü ve eski kölelerin 1917 devrimini desteklemelerini kolaylaştırdı. 19.yüzyılda başlayan modern değişimler, beraberinde kültürel alanda gelişmelere de yol açtı. Kabarday ve Balkar aydınları belirmeye başladı. Ocak 1922’de RSFSC’ne bağlı Kabarday-Balkar Özerk Oblastı’nın (il) kurulmasıyla resmen yazılı yaşama geçildi. İlk alfabeler Arap harflerine dayanıyordu, ardından Latin,1936’da da şimdi kullanılan Kiril asıllı alfabelere geçildi. Kabarday ve Balkarların kendi dillerinde söyledikleri Nartlar destanı ünlüdür. Destan, masal, menkıbe, şarkı ve öykü biçimindeki halk söylentileri çoktur. Bunların önemli bir bölümü kayıt altına alınmış ve yayınlanmıştır. Bu söylentiler, Kabardaylar arasında “geguak’o ve vısak’o” adı verilen şarkıcı ve çalgıcılardan oluşan gezici topluluklar tarafından yaşatılmış ve günümüze getirilmiştir. Bu topluluk üyeleri çok saygınlanırdı. İlk Kabarday yazar Şore Negume’dir (1794-1844), ilk ‘Adige Grameri’ ile el yazması “Adige Halkının Tarihi’ adlı yapıtları bıraktı. Daha sonra halk ozanı Beçmırze Paşe (1854-936), Ali Şogentsuk (1900-42)yetişti. A.Şogentsuk’un “Kambot ile Latse” adlı manzum romanı ünlüdür. Bunları Alim Kişoko, Betal Kuaş, Askerbıy Şorten gibi şair ve yazarlar izledi. Zavır Nalo ve Zıramuk Kardenguş da Nart destanı parçalarının derlenmesinde ve eleştiri alanlarında çalıştılar. Balkar Edebiyatı’nın ünlü kişileri arasında 1945’te Orta Asya’da sürgünde ölen ve ölümüne değin halkına moral veren Kazım Meçiyev (1859-1945) ile şair Kaysın Kuliyev sayılabilir. Kabardayca ve Balkarca, resmi diller olarak, Rusça yanında ilk ve orta dereceli okullarda okutulmakta, Nalçik’teki Kabarday-Balkar Devlet Üniversitesi’nde incelenmekte ve öğretilmektedir. Nalçik’te, ayrıca çok sayıda kültürel kurum ve kuruluşlar da bulunmaktadır.

Ekonomi

Kabarday-Balkar ekonomisinin temelini sanayi sektörü oluşturmaktadır. GSMH’nin % 60’ından fazlasını sanayi sektörü oluşturur. Ağır sanayi, elektrik enerjisi üretimi ve metalurji önemlidir. Makine yapımı da gelişmiştir. Bu cumhuriyette tarım gelişmiştir. Kabarday düzlüğünde buğday, mısır, darı ve ayçiçeği yetiştirilir. Dağların eteklerinde de sebze ve meyve ve üzüm yetiştirilmektedir. Ayrıca hayvancılık da yapılmaktadır. Dağ köylerinde zengin otlaklar vardır. Ülke dağ turizminde ilerlemektedir.

Coğrafi Konumu

Büyük Kafkasların kuzey yamacında yer alan ülkenin, kuzeyinde Stavropol krayı, doğusunda Kuzey Osetya Cumhuriyeti, güneyinde Gürcistan ve batısında Karaçay – Çerkez Özerk Cumhuriyeti yer almaktadır. 1998 tahminlerine göre nüfusu 900 bin kişi kadar olan Kabarday-Balkar Muhtar Cumhuriyeti’nin alanı 12 500 km2′ ve başkenti 240 500 nüfuslu Nalçik’dir. Coğrafi açıdan üç bölgeye ayrılır. Güneyde, birbirine paralel dağ sıralarından (Glavni, Peredovoy, Skalisti ve Çornıye) oluşan ve ülkenin güney sınırını çizen Büyük Kafkas Dağları uzanır. Bu dağların en yüksek dorukları Elbruz 5642, Dihtau 5203, Koştantau 5144, Djangitau 5049 ve Shara 5068 m.’dir. Bölgede hızlı akışlı akarsuların kaynaklarını oluşturan çok sayıda buzul vardır. Buzul alanlarının altındaki ikinci bölgede Alpin çayırlar, iğne yapraklı ve yaprak döken (kayın,meşe, kızılağaç, gürgen, akçaağaç, dişbudak ve kavak) ağaçlardan oluşan ormanlar yer alır. Sıradağların, deniz seviyesinden yükseklikleri 500-700m arasında değişen kuzey eteklerinde yaprak döken ağaçlardan oluşan ormanlar uzanır; vadilerin daha geniş kesimleri ise çayırlarla kaplıdır. Kuzey ve kuzeybatıda yer alan üçüncü bölge düz Kabarday Ovası’ndan oluşur; Çerek,Çegem, Baksan ve Malka ırmaklarının birleşmesiyle oluşan Terek ırmağı ovayı boydan boya geçer. Terek’in batısında ve doğusunda Büyük ve Küçük Kabarday ovaları yer alır. Bölgenin doğal bitki örtüsü çayırlar ve verimli çernozem topraklarını kaplayan sorguç otu steplerinden oluşur, bununla birlikte, stepler temizlenerek bu toprakların büyük bölümü tarıma açılmıştır. Kabarday-Balkar’a hakim olan karasal iklim yüzey şekillerine göre bölgeden bölgeye farklılık gösterir; yazlar genellikle sıcak geçer, ortalama sıcaklık temmuz ayında 22°C, ocak ayında ise -40°C’dir. Dağlarda 750 mm’yi geçen yıllık yağış miktarı, oldukça kurak olan Kabarday Ovası’nda 500 mm’ye düşer.

İdari Yapı ve Nüfus

Merkezi Kafkasya’nın yüksek dağlık bölgelerinde yaşayan ve kendilerine Taulı (dağlı) denen Balkarlar, Karaçayların doğusunda Baksam, Çegem ve Çerek nehirlerinin geçtiği vadilerde yoğunlaşmışlardır. Kendi aralarında Mezengiy, Bezingi, Hulamlı, Çezemli, Baksamlı gibi kollara ayrılan Balkarlar; 1989 sayımına göre BDT’da toplam 88 771 kişidir. Ancak bunun 71 bin kadarı kendi ülkelerinde yaşamaktalar. l5.yy. sonlarında Osmanlı İmparatorluğu’na bağlanan Balkarlar, 1827’de Rus hâkimiyetine girmişlerdir. 1917’den sonra Karaçaylılarla birlikte Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti içinde yer almışlar ve 1921’de Kabarday oblastına katılmışlardır. Bu yönetim birimine,1922’de Kabarday-Balkar Özerk oblastı adı verilmiş ve 1936’da da özerk cumhuriyet statüsü tanınmıştır. II. Dünya Savaşı’nda Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle 1943’de Orta Asya’ya sürülmüşler ve toprakları da Gürcistan’a katılmıştır. 1956’da ülkelerine dönmelerine izin verilerek 1957’de Kabarday-Balkar ÖSSC yeniden oluşturulmuştur. Halen Rusya Federasyonunu bağlı federe bir cumhuriyettir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



istanbul travesti Haber |istanbul travesti Bilgi |istanbul travesti |istanbul travesti |travesti | ankara travesti|ankara travestileri |ankara travestiankara travesti